Tesadüfi Buluşlar | Elena Ferrante

Tesadüfi Buluşlar | L’invenzione Occasionale | Incidental Inventions | Elena Ferrante

İllüstratör: Andrea Ucini
Çeviri: Eren Yücesan Cendey

Okunma Zamanı: 07 – 15 Ocak 2021

Selâmlar Sevgili Kitap Dostları,

Pek çok okur, Elena Ferrante’yi Napoli Romanları ile tanısa da, okuduğum ilk Ferrante kitabı, Yetişkinlerin Yalan Hayatı oldu. Oysa Tesadüfi Buluşlar kitabını çok daha önce almıştım.

Farklı konularda yazılmış, görselle desteklenmiş, her biri iki sayfadan oluşan, toplam elli iki deneme metnini çok keyif alarak okuduğumu belirtmek isterim.

Bu metinlerin kaynağını, The Guardian gazetesinin yazardan haftalık olarak yazmasını istediği ve sadece bir yılla ( elli iki hafta) sınırlı yazılar oluşturmakta. Yazar, konuları gazetenin editörlerinin seçmesini istemiş. Bu kendisinin daha önce deneyimlemediği bir durummuş. Böylece 20 Ocak 2018 tarihinde başlayıp 12 Ocak 2019 tarihinde son bulan; kız evlat, psikanaliz, yazmak, roman, bağımlılıklar, feminizm, film, öğrenmek, anneler, çevre vb. elli iki konu başlığında, içeriği az ama öz, okumaktan zevk alacağınız denemeler çıkmış ortaya. Samimi bir dille yazılmış. Yetişkinlerin Yalan Hayatı romanında hissettiğim netlikle aynıydı. Zaten kendisi de:

Edebi olanlardan farklı olmayan bir kurgu niteliğinde bu yazılar da.” ( s.143) diyerek doğrulamış oldu bu duygumu.

Ayrıca okurları meraklandırmaktan da geri durmayıp, son yazısında:

“(…) – eğer arzum ve zamanım olursa – bu konuları roman biçiminde geliştirmek isterim.” ( s.210) demiş. Eh, bize de bu romanı beklemek kalıyor elbette.

Yazarın içtenliğini Türkçe okuyanlara yansıtan Sevgili Eren Yücesan Cendey’e teşekkür etmek isterim.

Sevgili Okurlar, daha önce okumadığınız bir yazar ise Elena Ferrante, bence bu denemeleri sizin için biçilmiş kaftandır diyorum. Tanışmanızı isterim doğrusu. Sevgimle ve şevkimle iletiyor, keyfiyeti sizlere bırakıyorum. Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun.

Alıntılar:

●”Dilsel milliyeti diyalog kurmak için bir hareket noktası olarak, sınırı aşmaya, hatta tüm sınırların ötesine, özellikle de cinsiyetler arasındaki sınırın ötesine bakma gayreti olarak kullanmayı yeğliyorum. Bu nedenle benim biricik kahramanlarım çevirmenler ( eşzamanlı çeviri sanatını iyi bilenlere ayrıca hayranlık duyuyorum.). Onları özellikle tutkulu okurlar oldukları ve çeviri önerdikleri zaman daha da çok seviyorum. (…) Çeviri yapanlar ulusları, başka ulusların içine taşıyor, birbirine uzak hissetme biçimleriyle ilk hesaplaşanlar onlar oluyor. Onların hataları bile olumlu bir çabanın kanıtı oluyor. Kurtuluşumuz çeviridir, o bizi doğumla rastlantısal olarak içine düştüğümüz kuyunun dışına çeker.
Evet, mutlak ve mağrur olarak İtalyanım. Ama elimden gelseydi, tüm dillerin içine dalar, tüm dillerin içinden akar geçerdim. (…) Olmak durumunda kaldığımız şeyden çok daha fazlası olabiliriz.” ( s.32 – 33 )
Dilsel Milliyet adlı yazıdan.

●”Edebiyatta gerçekten yeni olan sadece gezegenin edebiyatının haznesini kullanmaktaki bireyselliğimizdir. Bizden önce gelenlerin bıraktıklarına gömülmüş durumdayız. (…) Büyük ya da vasat tüm edebiyat bizim çağdaşımızdır, biz yazarken çevremizde toplaşmaktadır, soluduğumuz havadır. (…) Aslında Homeros bile hiçbir zaman “yeni” olmamıştır.
Olasılıkla her bir yazar, kendinden önce var olan edebi malzemenin yeniden düzenlenmesi çabası sayesinde biçim alır. Ve bu da hiç mi hiç az değildir.” s.114 – 115

Edebi Yenilikler başlıklı yazıdan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s