Cengiz Han’ın Taşları | ELÇİN

Cengiz Han’ın Taşları | ELÇİN İlyasoğlu Efendiyev (d.1943 )

Azericeden çeviren: Azad Ağaoğlu

Okunma Zamanı: 02 – 05 Mayıs 2022

Öykü | 1. Basım – Ocak 2022 |
T. İş Bankası Kültür Yayınları | 126 sf.

Kimi yazarların kitaplarını okuma düzenimi garipsiyorum zaman zaman. Belki de böyle olması gerektiği içindir, bilemedim doğrusu.
Misal, aynı yazarın okunacak başka kitapları varken ve epeydir kitaplıkta bekliyorken, yeni çıkmış kitabını alıp okuyuveriyorum hemen. Cengiz Han’ın Taşları adlı öykü kitabı da işte böyle bir okuma sırasının kitabı oldu. Yazarın KAFA adlı romanını 2018 yılında almışım ve hâlâ okumadım ama öykülerini okudum işte.

Azerbaycan Edebiyatı’dan okuduğum ilk kitap oldu Cengiz Han’ın Taşları. Elçin, Azerbaycan edebiyatında “farklı üslubu ve gerçeküstü unsurlara yer vermesiyle tanınmış“. Okurken masal tadı alıyorsunuz. Gerçek ile gerçeküstü kimi zaman karışıyor. Hâl böyle iken okurken hiç rahatsız olmadım. Keyifle ve merakla okudum.

Kitap sekiz öykü içeriyor. Anlatım tarzı sakin sakin su gibi akarken sizi de alıp götürüyor. Vermek istediği duygu her ne ise, okura da net olarak aktarıyor. Sekiz öykünün hepsinde hissettiğiniz birşeyler var ancak bazı öykülerde bu his daha yoğun; en azından bendeki etkisi bu şekilde oldu.

Okuma sürecimde, üslûpta dikkatimi çeken – gerçeküstü olaylar dışında – iki özellik daha var.

Birincisi, tüm öyküler “… sonra” diye başlıyor.

İkincisi; “Kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar senin için birbirinin yerine geçen, tekrar eden mevsimlerken, benim için bir güzel mekândır ve ben bu güzel mekânda kendimi çok iyi hissediyorum.” ( s.23)

cümlesini doğrular şekilde tekrar tekrar kullanılan ifadeler var. Tekrarları farkedince not aldıklarım şu şekilde:

• “*çiskinli ve soğuk sonbahar”
• “o yaz sabahında”
• “o ilkbahar sabahında”
• “bir ilkbahar gecesiydi”
• “o güneşli yaz gününde”
• “denizden gelen güzelim ilkbahar esintisi”

  • çiskin: Çiseleyen yağmur. TDK sözlüğü 1. açıklama

Sekiz öyküden birinin – adını vermeyeyim – 03 Ağustos 2016 ‘da Turgutreis – Bodrum’da yazıldığını da belirtmek isterim.

Her bir öyküsü ayrı güzel ve düşündürücü idi. Gördüm ki Covid 19, Azeri yazarın öykülerine de girmiş.

Yazımın başında, romanı bekliyorken, öykülerini hemen okudum diye hayıflanmıştım. Anladım ki bir sebebi varmış. Yazarı öyküleriyle tanımış olmaktan memnunum.

Tespit edebildiğim kadarıyla, yazarın altı eseri Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmış. Okuduğum bu öykü kitabı ve KAFA romanı ise Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın.

Öykü sevenlere ya da ELÇİN’in tarzını tanımak isteyenlere içtenlikle tavsiye ederim.

Sevgimle ve şevkimle ilettim.

Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun!

Alıntı:

Her şey yaratıcının, yani boyutunu ve gücünü insanoğlunun aklının alamayacağı bir yüce kudretin elindeyse, bunca insanın ruhu neden böylesine siyah isle kaplanmıştır, hatta bazen kalpleri kömür gibi simsiyah kesilmiştir? Yaratıcı, yani yüce kudret buna niçin izin veriyor? ” ( s.41) İntihar öyküsünden.

İnsan kendi içindeki hüzünden habersizken, hüzün insanın içinde uyur ya da en azından uyuklar halde mi oluyor yoksa?” ( s.108 )

Cengiz Han’ın Taşları | ELÇİN” için 2 yorum

Seda Ediz için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s