Ve Ateş Bizi Tüketiyor | Murat Gülsoy

Ve Ateş Bizi Tüketiyor| Murat Gülsoy ( d.1967 )

Selâmlar Sevgili Kitap Dostları 🙋🏻‍♀️

Diyorum ki aynanın karşısına geçsem, kendimi ve bu yaşa kadar yaşadıklarımı sanki başka birinin gözüyle görüyormuş ve yine onun zihniyle düşünüyormuş gibi yapsam nelerle karşılaşırdım acaba zihnimin derinliklerinde? Bir nevî “zihinsel kazı” demek istiyorum.

Böyle paldır küldür bir giriş yaptım ancak bu romanı okurken de bittikten sonra da kafamın içinde dönüp duran bir fikir bu… Yazayım da kurtulayım istedim. Lâkin öyle kolay kurtulamıyor insanevlâdı kimi zaman… Neden mi? Büyükler hep derler ya “Allah zihin noksanlığı vermesin” diye. İskeletimiz et yığını olmamamız için var, kalbimiz can versin diye kan pompalıyor, zihnimiz ise kumanda merkezi; bulanınca fena.

Kahramanımız emekli ceza hakimi. Biz kendisinin yaşlı ve aklı başında olmadığını, evden çıkıp gittiğini ve eşinin, kapı komşusu beyden yardım istediğini, aynı zamanda anlatıcı olan bu komşu beyden öğreniyoruz. Olay 24 saatten az bir süre içinde, akşamdan gün doğumuna kadar olan sürede geçiyor. Anlatıcı kişinin elinde yaşlı hakimin kimliği vardır ve gitmesi muhtemel heryerde bu kimliği göstererek arar onu. Gece boyunca aramalarda pek çok kişiyle iletişim halindedir komşu bey. Her seferinde hakimin hayatına bir şekilde dokunan kişilerden dolaylı / dolaysız bir şey öğrenir öğrenmesine ama bütün bunları bazen gerçek bazen rüya sanıyorsunuz. Yazar okurun zihniyle de oynamış bence.

Edebi eleştirisini yapanlar elbette daha çok detay bulacaklardır ama sıradan bir okur olarak ben bu romanın nereye doğru evrileceğini tahmin etsem de okuma zevkinden mahrum kalmadığımı, sevdiğimi ve özellikle bir yerinden sonra daha da sürükleyici olduğunu belirtmeliyim. Yolda temas edilen herkesle farklı konularda konuşuyor olması hoşuma gitti.

En sevdiğim bölüm ise kitaba da adını veren, sokakta “ateş” başında yapılan herkesin zihnindeki “Tanrı” imgesiyle ilgili fikir fırtınası idi. Daha önce okuduğum Zerdüştlük üstüne olan Ardavirafname isimli kitaba gitti aklım ister istemez. Bir de sonlara doğru “Herkes geldi, yaşadı sonra da gitti. Toprak alıyor onları. Sonra ağaca, ota, kuşa çeviriyor.” (s.267) satırlarını okuyunca yine daha önce okuduğum Platon’un Phaidon- Ruh Üstüne kitabındaki ruh göçü konusuna gidiverdim. Zihin ister istemez ekliyor zihin halkalarını birbirine🙈

Aslında hüzünlü bir romandı Ve Ateş Bizi Tüketiyor; biraz rüya biraz fantastik öğeler olsa da zihni bulanmış bir insanın yaşayabileceği o sıkıntılı, huzursuz ve panik halleri oldukça başarılı aktarılmış. Üstelik kişinin geçmişinde hasret kaldığı bir evlât, verdiği yanlış hükümlerle cezaevine yolladığı insanların âhı varsa ödenen bedel biraz daha sancılı geçiyor elbette.

Bence bu mecazi cezaları yansıtan kimi tanımlamalar da okuru korku filmi ruhuna sokabilir. Başka bir açıdan ise ailenizde bir Alzheimer geçmişiniz varsa bu romanı bir de o gözle okuduğunuzu düşünürseniz ki benim var, epey ilgi çekiciydi.

Kitabın sonlarına doğru yazımda farklı bir uygulama da yapmış yazar. Onu okuyacak olanların tecrübesine emanet ediyorum Değerli Okurlar çünkü okurken o anı bizatihi sizin yaşamanız gerekiyor. Ne hissedeceksiniz ya da birşey hissedecek misiniz merak ediyorum, ben hissettim çünkü😊

Toparlarsam, Ve Ateş Bizi Tüketiyor okuduğum ilk Murat Gülsoy kitabıydı. Son olmayacak. Yazarı bir kitabıyla tanımak elbette olası değil ama fikrim oldu diyeyim 😊Yirmiye yakın kitabı olan yazarın adını çokça duymuştum ama okumamıştım. Kısmet bu kitabınaymış.

Sonuç olarak diyeceğim şu ki; romanın bir yerinde yazarın dediği üzere “Akla ziyan bir hikâye” olan ama “Gecenin bilgeliğine” de epey kucak açmış bir kurgu okumak isterseniz hiç beklemeyin, okuyunuz diyorum.

Yazar bitkileri, hayvanları, toprağı, suyu, ateşi, her şeyi uygun şekilde bir araya getirendir. Tabii mecazi anlamda…” (s.84 ) cümlesinden rol çalarak da ekleyeyim; Sayın Murat Gülsoy her şeyi uygun şekilde, başarıyla bir araya getirmiş efendim.

Sevgimle ve şevkimle ilettim; sağlık, huzur ve esenlik ve kitaplarınız hep sizinle olsun.

Okunma Zamanı: 09 – 17 Ekim 2019

Alıntılar:

🌉”…içinde artık kimse kalmamış olduğu bedeni ve kayıtlarda sesi. Meçhule giden bir teknenin karanlık sularda ilerleyişi gözümün önüne geldi. Hepimiz aynı durumdaydık, sadece aramızda zaman farkı vardı.” s.87

🌉”Belki de özgürlük böyle bir şeydi. İnsanın sahip olduklarını ateşe atabildiği an başlıyordu.” s.249

🌉“Kapkara bir boşluk. Belki de bembeyaz bir boşluk. Hiçliği hayal etmek ne kadar zor.” s.249

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s