DOĞU ÖYKÜLERİ | FERİT EDGÜ 

DOĞU ÖYKÜLERİ | FERİT EDGÜ

Selâmlar!

Okuyup bitirdiğim ilk Ferit Edgü kitabı Doğu Öyküleri…

Çok sevdim… Çok etkilendim.
Son derece sade bir anlatımla bu kadar çok yüreğe dokunmak… Kimbilir, belki de etkisi tam da bu olsa gerek; hani ‘az, çoktur’ ( less is more) derler ya öyle öyküler okudum bu kitapta.

Başlardaki 4 öykü uzun, diğer 17 öykü , Minimal – çok kısa – öyküler. Satır aralarında yüzünüzde acı-tatlı denen tebessüm de oluşturuyor, hissettiğiniz güvensizliğe içiniz titriyor, ya da hayat felsefesi oluşturduğunuz da oluyor. Geçit vermeyen dağlar, o dağların kaderini belirlediği coğrafya, aynı ülkenin ‘yabancı’ vatandaşları ya da ‘sizin oraları’ tanımına giden içiniz…

Daha sayayım mı? Yok saymayayım…

Bence Ferit Edgü ile tanışma kitabı olarak çok iyi bir tercih yapmışım. Diğer kitapları nasıldır, zorlar mı bilmiyorum ama şu halimden memnunum.

Bir kaç sene önce, Doğu Anadolu Bölgesi gezisi yapmış Hakkâri Merkez’de kalmıştık. Manzaramız yüksek mi yüksek bir dağ idi doğal olarak. İlk düşündüğüm şey, “kışın burası nasıl zordur kimbilir?” oldu. Etrafınız sarp kayalık dağlar, başka da bir şey yok! Yollar kapalı ve siz kısılıp kalmışsınız. Sadece bir tek gece kaldık. Hepi topu ufacık bir meydan ve emniyeti, hastanesi dükkanı oteli aynı havuzda. İnsanın burada ruh sağlığını koruması zordur dedim oraya giden bir ‘yabancı’ olarak…

Hatta KİM isimli mini öyküdeki:

” -Nereye gitti bu insanlar?
-Senin geldiğin yerlere gitmişler.”

diyaloğu o kadar içime oturmuş olmalı ki anında aklıma düştü şu satırlarım:

“Yerinde VAR edemediğin insanlara,
“Nereye gidiyorsun?” diye sormanın abukluğudur bazen YAŞAMAK.”

🥀Velhasıl Ferit Edgü’nün öyküleri size ortamın mevsimini, insanını, psikolojisini ve dışarıdan giden biri olarak da anlatıcının bilincinin içinde olanları çok güzel aktarmış; alıp okuyun bence👌💜💕📚

Alıntılarla sizi başbaşa bırakarak güzel bir haftasonu diliyorum herkese.
Sevgimle ilettim…

“Utanç diye bir şey var yeryüzünde. Bu dağ başında bile, utanç diye…”

“Kuşkusuz var, Hoca, dedi Halit. Yalnız bu dağ başında değil, bu dağ başındaki inde yaşayan ayıda bile vardır utanç. Ama kentte ya da köyde kimi insanoğlunda hiç mi hiç yoktur.” (sf.40)

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

– Halit bu ne kar!

– Sen daha beterini görmedin Hocam, bu henüz bahar.

– Bahar mı? Kış baharı mı bu?

– Handiyse.

– Gözü gözü görmüyor Halit, bu ne mene bahar karı?

– Az sonra açılır Hocam.

– Sonra?

– Sonra kurtlar iner. İşte o zaman yeniden karakış.

– Peki o zaman ne yapacağız?

– O zaman kendi içimize döneceğiz Hocam. ( sf.70 )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s