1890’larda İstanbul | Francis Marion-Crawford

1890’larda İstanbul | Old Constantinople | Francis Marion-Crawford ( 1854 – 1909 )

Resimler: Edwin Lord Weeks

Çeviren: Şeniz Türkömer

Okunma Zamanı: 20 – 21 Mart 2022

Anı | 10. Basım – Aralık 2021 |

İş Bankası Kültür Yayınları | 84 sf.

Denk gelebildiğim ve fırsat bulabildiğim ölçüde, yabancıların gözünden – önyargısız olanlar – İstanbul’u okumayı seviyorum. Çünkü bu şehri teneffüs eden bizler için durum bir miktar – tabiri caizse – “kuzguna yavrusu anka görünür” misâli olabiliyor; yine de hakkını gani gani teslim ediyorum elbette, ne haddime aksini söylemek.

Francis Marion-Crawford, Editörün Notu‘na göre: “… varlıklı bir ABD’li ailenin çocuğu olarak İtalya’da doğmuş, ve yaşamının büyük bölümünü orada geçirmişti. İtalyan ve Doğu Akdeniz kültürlerine pek çok entelektüelle kıyaslanmayacak düzeyde hakimdi.

Gerçekten de, gerek sokaktaki gözlemleri gerekse hem saray hem de tarihsel geçmiş ile ilgili aktardıklarını okuyunca, sıradan bir gezginden fazlasını buluyorsunuz anılarında. Edebiyatçı olmasının verdiği avantajı iyi kullanmış anlatımlarında tabii, benzeri bir hinlik aklıma düştü ise de hakkını teslim etmek zorundayım.

On dört başlık ile aktarılan anıları okurken, “İstanbul Kanatlarımın Altında” duygusunu yaşama ihtimaliniz var. Zira şehre dair ne ve neresi varsa, abartısız ve içtenlikle aktarılmış. Bu aşamada bu hissi Türkçe olarak bize yaşatan çevirmen Şeniz Türkömer’e teşekkür ederim.

Yazarın, doğal olarak, İngilizce yazmış olduğu metinlerde kimi kelimeleri doğrudan Türkçe olarak kullandığını öğreniyoruz Editör’den. Örneğin, şekerlisadeyaşmakferaceOn paradervişfesSelamlıkkayıkvezirsadrazamhünkârpadişah vb.

Crawford’un anılarına, Edwin Lord Weeks’in çizimleri eşlik ediyor. Zira, yine editörden öğrendiğimize göre, bu metin ve çizimler ABD’de dönemin popüler dergilerinden Scribner’s Magazine‘de Aralık 1893 ve Ocak 1894’te iki bölüm halinde yayımlanmış.

Metin de, resimler de İstanbul’u betimleyen çağdaşlarından önemli derecede farklılıklar gösterir. Hem Crawford, hem Weeks o dönemlerde ABD ve Avrupa’da yayımlanan İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu konulu anı ve seyahatnamelerde yaygın görülen klişelerden büyük ölçüde uzak durmayı tercih etmişlerdi.” açıklamasını yapmış editör.

Sevgili Okurlar,

Mezartaşlarının başlıklarından, yeme – içmeye, camilerdeki iç ve dış gözlemlere, Kapalıçarşı’daki alışverişe, Ovidius detayına – şaşırın bence, ben şaşırdım – ; Pera – Galata – Haliç’den , Üsküdar – Fenerbahçe – Boğaziçi’ne daha nicesi… Ezcümle, tekmili birden su gibi akan metinlerle, bir gününüzü ya da birkaç saatinizi ayırınız ve konuk olunuz 1890’larda İstanbul’a!


… belki sizden artık uzak olmayan o şehri hayal edersiniz. Dünyanın en büyük boğuşmalarına sahne olmuş Kostantiniye’yi! Şehre sahip olmak için birbirleriyle mücadele etmiş, hâlâ eden ve nesiller boyunca da edecek olan bütün o iyi ve kötü ırkların beşiği Kostantiniye’yi!” ( s. 80 )

Elçiye zevâl olmazmış, demedi demeyin…

Sevginle ve şevkimle ilettim.

Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun!

“Osmanlılar, bir gün geldikleri Asya’nın karanlığına gömülse ve Kostantiniye’ye yeni bir ad verilse bile, bu şehir her zaman Doğu’nun başkenti ve Asya’nın altın anahtarı olarak kalacak. Pek çok tacın göz diktiği bu nadide mücevher uğruna açgözlü ülkeler ebediyete kadar aralarında çekişip duracaklar.” ( s.9)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s