Krallar ve Kurallar | Rıfat Ilgaz

Krallar ve Kurallar | Rıfat Ilgaz ( 1911 – 1993 )

Okunma Zamanı: 05 – 12 Eylül 2021

Türk Edebiyatı / Deneme / 10. baskı, 2018 /
140 sf.

…gerçek bir toplumcu, işini, öyküdür, düzyazıdır diye ayıramaz, kolay kolay. İnsan gerçek toplumcuysa, fırıncılık yaparken, öğretmenlik yaparken, öykü yazarken, düzyazıya başlarken de toplumcudur. Bir sanatçının karakteri sorunudur. (…), insan tankerler, şilepler gibi bölme bölme değildir. Bir bütündür.” ( s.45 – 46 )

Toplumcu gerçekçi yazarlar arasında gösterilen Rıfat Ilgaz’ın kaleminden bu kez bir denemesini okudum. Yine sevdim elbette. Samimi sitemlerini okurken, sanki yanında oturmuşum da sohbet ediyoruz hissini aldım. İnsanın canı yanınca, ya da can evinden vurulunca söylediği sözün de tınısı başka oluyor galiba.

Kimi zaman:

Açlık dünyanın her tarafında sömürgeciliğin kaçınılmaz felaketleri arasındadır.” ( s.69) diyerek emperyalizmi eleştiren;

Oktay Akbal çelişkisi bol bir yazardır. Çoğu zaman farkına varmadan bindiği dalı keser.” (s.44) diyerek edebiyat camiasından isimleri eleştiren;

Konaklar, hele konaklar… Yalılar, yalılar, yalılar… Torunlarını yüzlerce yıl önce düşünen açgözlü dedeler taa o zamandan çekiştirmişler duvarlarını…” ( s.50) diyerek gösterişe merakı eleştiren yazıları dahil hem siyaseti hem devletin kimi sorunlara yaklaşımını hem de edebiyat çevresinin encamını da es geçmeden; hatta “Hababam Sınıfı‘nın yazarı Rıfat Ilgaz değildir, Stepne’dir.” (s.133) diyerek okuyanı bir an için şaşırtan, toplamda otuz altı adet metinden oluşmuş Krallar ve Kurallar kitabı. Şimdi siz niçin “Stepne” diye soracak olursanız, kitabı okumanız gerekecek efendim.

Her biri “tam yerinde bir tespit” diyeceğiniz türden metinlerden mürekkep bir kitap Krallar ve Kurallar. Toplumsal sorunlarda yerinde saydığımızı, yirmi birinci yüzyılı idrak etmiş olsak da hâlâ acı bir şekilde görebiliyoruz.

Beni en çok etkileyen sitemlerinden biri ile son vermek isterim yazıma. Şöyle ki:

Görevliler, yazılarımızın altlarını kırmızı kalemle çizdiler. Ama kimi aydınlar, kimi sanatçılar, eleştirmenler, dergi sahipleri adlarımızı kömürle karaladılar. En acı yanı da, görevlilerden çok, onlar başardılar kutsal işlerini.” ( s.137 )

Geç gelen adalet, adalet olmuyor ama nihayetinde güneşin balçıkla sıvanmadığı da bir gerçek Kıymetli Kitap Dostları. Rıfat Ilgaz da ülkemizin güneşlerinden biri olmaya devam ediyor.

Susmak Susturmak Üzerine başlıklı yazısında bir şair için söylediği sözü, ben onun için kullanmak istiyorum hoşgörünüze sığınarak; Rıfat Ilgaz “öldüğü halde, hâlâ konuşuyor“!

Duymak, dinlemek isterseniz kitaplarından birinin kapağını kaldırmanız yeter.

Sevgimle ve şevkimle ilettim. Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun!

“Yoksa seçim denilen şey, halkın açlığını, susuzluğunu, yoksulluğunu unutturmak için, dört yılda bir düzenlenen ulusal bir oyun mu?” ( s.69 )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s