Kurtlar | Peride Celal

Kurtlar | Peride Celal ( 1916 – 2013 )

Okunma Zamanı: 09 – 28 Haziran 2021

Selâmlar!

Yirmi gündür Kurtlar ile birlikteydim. 1916 doğumlu Peride Celal’in yetmiş yaşında yazmaya başlayıp yetmiş dört yaşında tamamladığı [Haziran 1986 – Eylül 1990 ], oya gibi işlediği kendi tanımı ile bir “autofiction”; yani otobiyografik özellikler de taşıyan bir kurgu roman. Belgesel de denilebilir zira tarihsel gerçeklikler de kurguya dahil.

Yaşını özellikle belirtmek istedim zira kendi de konu edip şöyle demiş:

Cervantés, Don Kişot’u altmış yaşında yazmış. Borges şiirlerini yetmişinde! Bunuel, ‘İnsan ak saçlarıyla değil, aklı ile yazar’ diyor. Senin aklın kaldı mı?” (s.546)

Ah! Ah! Kalmamış olur mu hiç efendim! Ne muhteşem bir halı dokuyup sermiş önümüze.

Kurtlar romanının yazım tarzı, Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisini okuyanlara eminim tanıdık gelecektir. Zira bana öyle geldi. Yaşadığı dönemde Fransız edebiyatından etkilenen pekçok yazar olduğu bilinen bir gerçek.

Tanıdık gelmesinin diğer sebebi ise roman karakterlerinin çeşitliliği. Siyasî kişilikler, akademisyenler, edebiyat camiası, Nazır dededen başlayarak geniş ve ilginç aile fertleri vb.

Kimi karakterler, örneğin Li., M., gibi harflerle; kimileri Büyük Şair, Yazar, Küçük Hoca, Hikayeci F. gibi sezdirmelerle, kimileri de doğrudan adları – Hamdi Tanpınar, Adalet, Halide Edip, Yahya Kemal – ile bahis edilmiş. Bütün bu isimler Peride Celal’in hayatı ile doğrudan ilişkili.

Yıl 1978 ve kent kurtlarla sarılmıştı” diye başlıyor roman tek sayfada tek cümle ile. 1980 darbesi olmadan önce. Bu arada yazar anlatıcı altmış yaşında olduğunu belirtiyor. Yeni ölen kocasının ardından kimbilir belki bir vicdan azabı ile bir gece boyunca gün sabaha evrilene değin anlatıcının hem kendi ağzından hem de karakterlerinin ağzından dört başı mamur bir iç döküş ya da zihin döküş okumaya başlıyoruz.

“Öykülerle oyalanıp durma, yazmaya başla artık şu romanı” diyor çevresi… Sonuçta biz okurlar, roman kahramanı olan yazarın, “Kurt Salgını” adını verdiği romanının yazılma sancıları ile beraber, aile ilişkilerindeki sancıları ve toplumsal sancıları okumaya başlıyoruz.

Yazar karakterinin düşlediği gibi, “kendinden kopardığı parçaları satır aralarına sıkıştırarak” (s.470), “romanın romanını” (s.250) yazmış Peride Celal.

1991 Orhan Kemal Roman Armağanı almış Kurtlar. Bu ödülden bağımsız, okur olarak söyleyeceğim tek şey muazzam doyurucu bir okuma olduğudur. Niçin bunca yıl kütüphanemde bekledi inanın bilmiyorum. Yazarının yalnızlığı tercih etmesinin enerjisi eserlerine de mi siniyor acaba diye düşünmedim değil hani. Üzüldüm gerçekten. Öte yandan, demek ki doğru zaman şimdiymiş, okumanın hakkını belki bu hayat tecrübesi ile daha fazla verebildim diye de düşündüm.

Kitabım 1991 yılı Can Yayınları. Peride Celal’in eserlerini H2O Yayınları yeniden basıyor. “Peride Celal okumalarım” kapsamında bugüne değin, H2O Yayınlarından çıkan üç öykü kitabını bir de Dar Yol romanını okudum. Kurtlar romanı, okuduğum beşinci kitap oldu. Kitaplığımda Kurtlar gibi, yine Can Yayınlarından çıkan Gecenin Ucunda ve Üç Yirmidört Saat adlı kitapları var, onlarla devam edeceğim Peride Celal okumalarıma.

Kıymetli Okurlar, sizi fazla detaya boğmadan ve okuma zevkinizi bozmadan burada durayım. Lâkin bir küçük not düşmek isterim. Romanda kurtlar, ulumalar çok geçiyor ve romanın adı da Kurtlar diye konunun malum bir siyasi görüşle sınırlı olduğunu zinhar düşünmemenizi rica ederim. Zira çok güzel bir metafor. Mutlaka tahmin edersiniz zaten ama belirtmeden içim rahat etmedi, bağışlayınız…

Evet, ister Can Yayınları ister yeni çıkacak baskıdan, bu harika kitabı lütfen okuma listenize alınız diyor; sevgimle ve şevkimle iletiyorum efendim. Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun diliyorum.

Alıntılar:

☆”Kanımca yazar, yapıtında hiçbir yerde görünmeyen ve her yerde olan kişidir.” ( s.42 )

☆” ‘Anlat’ demişti Nilüfer. Yüreğini aç, boşalt, soluklan!” ( s.216 )

☆”Sizleri istediğim gibi biçimden biçime sokup oyunumu oynadım. Romancının kendisi de oyunun içindeki aktör değil mi? Biraz da yönetmen, kafasındaki tasarıma uyan oyunlar peşinde koşturup duran.” (s.467 )

☆”Yazmak tutkusuydu seni sevdiklerinden, çevrenden, yaşamdan uzaklaştıran. Durmaksızın aklından geçen düşünceler, kurulup bozulan roman, öykü çatıları, insanlar, görüntüler, düşler birbirini kovalayan… Yazmak, senin gerçek ‘sevdan’ buydu. Sevgiye, dostluğa giden bütün yolları kesen, kapayan, yok eden bir sürü düş, imge! İşte, kendi kendine bile açıklamaktan korktuğun gerçek!” ( s.546)

Kurtlar | Peride Celal” için 2 yorum

  1. Can yayınları yaz kampanyalarından birinde almıştım birkaç Peride Celal romanı, artık okumam gerek. Sevgiler 🙂

    Beğen

Serpil için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s