Gerçeği Söylemek | Telling the Truth | Orhan Tüleylioğlu ( d.1965 )
Okunma Zamanı: 03 – 16 Mart 2021
Selâmlar Sevgili Kitap Dostları,
Nazım Hikmet’in, Abidin Dino’ya:
“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?”
söyleyişini çoğumuz okumuşuz ya da duymuşuzdur.
Geçenlerde bir röportajını okuduğum Mario Levi ise
“Mutluluğun romanı yazılmaz.” demiş.
Orhan Tüleylioğlu, Gerçeği Söylemek kitabına yine ve yeniden çok güzel, 29 başlık altında topladığı, farklı alanlardan, ülkemizden ve dünyadan öyle isimleri konu etmiş ki, mutluluk ne ki, “acıyı bal eyledim” sözünü şaha kaldırmış.
Daha önce üç kitabını okuduğum kıymetli kalemin, bu kitabında da beni yanıltmayacağını biliyordum. Öyle de oldu. Çok beğendim.
Her başlığı not ederek okudum… Fakat yazarımız bir güzellik yapmış biz okurlara, kitabın sonuna bir kaynakça eklemiş. Teşekkürler!
Sevgili Okurlar; okuyacağınız sayfa sayısı 125…
Hızlı okursanız bir günde bitirirsiniz eminim ama öyle yapmayın derim. Bitmesin diye azar azar okuyarak ancak iki haftaya yayabildim. Her güzel şeyin bir sonu var nihayetinde.
Antonio Gramsci’den Salah Birsel’e; Furuğ Ferruhzad’dan Oğuz Atay’a; Murakami’ den Nazım Hikmet’e; Deniz Gezmiş’den Che ve Castro’ya; Sartre’dan Server Tanilli’ye ve nicesine… Haydi gelin, bu yolculuğa çıkın derim.
Emeğinize yürekten teşekkür ederim Sevgili Orhan Tüleylioğlu.
Bu kitabı da hediye edebileceğim kitaplar listeme ekliyorum…
Sevgimle ve şevkimle ilettim. Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun.
“Gerçeği söylemek devrimciliktir.” ( s.14 ) Antonio Gramsci
“Gerçek bir okur, kitapların kendi başlarına birer dünya olduğunu anlar; dünya kitaplarla, önceden gezip gördüğümüzden daha zengin ve daha ilginçtir.”
(s.70 ) Paul Auster
“Gerçekçilik, içinde yaşadığı topluma yer yer ayna tutmaktan ibaret değil ki… Asıl gerçekçilik, asıl yurtseverlik, içinde yaşadığı toplumun bozuk düzenini görmek, sonra da bozuklukları ortadan kaldırmaya çalışmak…” ( s.90 ) Orhan Kemal
“
Firavunlar yıllar önce tabletleri kırdı… Hitler kütüphaneleri yaktı… Ancak kimse aydınlarını, yazarlarını bir otele kapatıp, onları canlı canlı yakmadı…”
( s.123 ) Rıfat Ilgaz

Bunu beğen:
Beğen Yükleniyor...