Denemeler, Makaleler, Eleştiriler | James Joyce

Denemeler, Makaleler, Eleştiriler / Selected Occasional, Critical, and Political Writing

/ James Joyce ( 1882 – 1941 )
Çeviri: FuatSevimay

Okunma Zamanı: 04 – 15 Ekim 2020

Selâmlar Sevgili Kitap Dostları,
Denemeler, Makaleler, Eleştiriler; Joyce’un okumamış olduğum kitaplarından bir idi. İngilizcesine mi başlasam acaba diye zihnimde dolanırken yayınlandı. O yüzden mutluyum. Böyle olması bana – vaktimi alma pahasına – kimi makaleleri çift dilli okuma şansı yarattı ki bu vesileyle kitabın çevirmeni Fuat Sevimay’ın nezdinde, işini titizlikle yapan tüm çevirmenlere saygım bir kat daha arttı. Zor iş arkadaşlar! Kaba çeviriden bahsetmiyorum, okuma lezzetli sunan çeviridir kastım.
Veee elbette James Joyce söz konusu ise bu kitaptaki metinler ki kimilerinde, “sayfaları kaybolmuş” notu var, içerik olarak dolu dolu. Siyasî eleştiri, İrlanda tarihi, kültürü, dili ve genelde dil incelemesi, İbsen Tiyatrosu, Dickens, Defoe, Wilde, Rönesans, felsefe vb. tanıdık gelebilecek konulardır. Buraya yazma imkanı olmayan pek çok konu kaleme almış. Bazı metinlerini İtalyanca yazmış dolayısıyla İngilizceye çevrilmiş. Bu İtalyanca metinlerin kimi bir dergide yayınlanmış kimisi ise Padova Üniversitesi’nde verdiği ders notlarından. Nereden mi biliyorum? Dipnotlardan elbette zira epeyceler. Bu bile bir sabır denemesi bence. Hepsini didikledim tabii ki !
Merakla ve keyifle okuduğumu belirtmek isterim. Bilgi birikimimdeki İrlanda özelindeki kimi eksikler – doğal olarak – bazı kısımlarda metni kavramamda huzursuzluk yaratsa da kitabın yüzde doksanını merakla okumama engel teşkil etmedi. Araştırdım, okudum, çizdim, yazdım, notlar aldım… Aktif, beni tatmin eden dolu dolu bir yolculuktu. Dolayısıyla çeviri emeğini veren Joyce’un edebi evlâdı Fuat Sevimay’a ve kitabı biz okurlarla buluşturan İthaki Yayınlarına içten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.

Geleyim okur camiasına…

Kurgu eserleri hakkında fikir vermese de bilgi birikimi ve konulara bakış açısı özelinde ciddi ve kapsamlı bir fikre sahip olabileceğinizi düşünüyorum ki bendeniz kimi metinlerinin içine düştüm resmen!

Örnekse; Dil Üzerine Çalışmalar, Tiyatro ve Yaşam, Bruno Felsefesi, James Mangan, İrlanda: Azizler ve Bilgeler Adası, Ibsen, Wilde, Defoe, Blake, Rönesans’ın Evrensel Edebiyata Etkisi vb. daha yazmayayım. Umarım bir fikir verebilmişimdir. Yetmez derseniz, ben susayım, Joyce konuşsun madem:

“…dil üzerine, onu kullanan kişiler tarafından yapılacak dikkatli bir çalışma, barındırdığı bilginin gücünü ve onurunu doğru biçimde anlamanın tek doğru yoludur. Doğa elverdiğince büyük yazarların duygularını anlamanın, kalp ve ruhlarına girmenin, şahsi düşüncelerine ayrıcalıklı bir şekilde hâkim olmanın tek yöntemi budur. Kullanılan dil üzerine çalışmak bizleri, düşünce iklimlerini anlamak kadar, bilinçaltımızdaki kelime haznelerine ve dili lezzetli bir biçimde kullanma becerilerine ortak eder.” ( s.23 – 24)

Sevgili Okurlar; ben bir dili incelemedim bu kitabı okurken ancak, bir yazarın, yazarının da yukarıda belirttiği üzere, James Joyce’un “duygularını ve düşünce iklimini” okudum. Kendi açımdan oldukça mutluyum okuduğum için.

Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır.” ( s.21) diyen Joyce’un toprağı bol olsun diyor, onun iklimini tanımak isteyenlere iyi yolculuklar diliyor, sevgimle iletiyorum.

Alıntılar:

🔵”Her çağ, kendi şiir ve felsefesinin teyidini yapmalı; içinde barındırdığı insan aklını, geçmişe ve geleceğe bakışını, ebedi olup olmadığını değerlendirmelidir. Felsefi akıl her zaman detaylı bir hayata eğilimlidir – Goethe’nin ya da Leonardo Da Vinci’nin hayatı gibi – oysa şairlerin hayatı daha yoğundur – Dante veya Blake’in hayatı gibi – ve kendisini çevreleyen hayatı merkezine alarak yarattığı müziği gök kubbeye ulaştırır.” ( s.77 )
🔵”Tüm fetihler, havanın, karanın, denizin, hastalıklar, cehalet, böyle söylemek doğru olursa, zihnin potasında eriyip gider ve bir küçük damlaya dönüşüp, gözyaşı halinde insanın yanağından süzülür. Rönesans’ın, başka bir faydası olsa da olmasa da, ruhumuzda ve sanatımızda, yaşayan, umut eden, ölen ve aldatılan her canlıya karşı merhamet duygusunun oluşmasına yardımcı olmuştur. ” ( s.233)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s