Bir Dakikalık Öyküler | István Örkény

Bir Dakikalık Öyküler | One Minute Stories | Egyperces Novellák | István Örkény ( 1912 – 1979 ) Çeviri: #SevgiCanYağcıAksel


Selâmlar Değerli Kitap Dostları 🙋🏻‍♀️

Okuduğum kitapların kitap doğurmasını seven bir okurum; Bir Dakikalık Öyküler kitabını ve bu kitabın adını ilk kez duyduğum Macar yazarı István Örkény’ye dikkatimi çeken, severek okuduğum 50 Maddede Mutluluk kitabıdır. İyi ki merak edip peşine düştüm ve bu öyküleri okudum diyorum💕

Öykü yazmak zordur fakat çok kısa metinlerde hatta metin olarak bile tanımlayamayacağımız satırlarla okuru düşündürmek, etkilemek çok daha zor olsa gerek.

Burada yer alan 68 öyküyü pek çok duygu emaresi taşıyarak okudum. Öykü sevenler lütfen atlamasın bu kitabı. Bu öyküler için “absürd” ve “grotesk” tanımlaması yapılıyor. Ben o derece tekniğine girmek istemiyorum burada, merak edenler araştırabilir. Sadece şunu söylemek isterim; normal olmayan durumları, zıtlıkları ve acımasızlıkları, umursamazlıkları çarpıcı bir şekilde ve kimi yerlerde mizah kullanarak vermiş yazar. Bazı öykülerde tebessüm ettiğimde garip bir suçluluk duygusu da hissettim nedense. Belki de bunu özellikle yapmıştır Örkény; hani “güleriz ağlanacak halimize misali”.

Varlıklı bir ailenin evlâdı imiş ancak yaşamın başka plânları varmış.
Buluşmaya gideceği kıza çiçek almaya parası yetmeyince, hediye olarak bir dakikalık öykülerinden götürdüğünü okudum biyografisinde🤗Kıymet bilene denk gelmiş belli ki!

Neyse ben sizle, öyküleriden alıntılar yerine, yine biyografisinden kendi yazdığı bir bölüm paylaşmak istiyorum, çünkü çok beğendim.

🌿”Yazarın varı yoğu yazdıklarıdır. Serveti, kaderi, namusu, pul koleksiyonu, evi barkı yazdıklarıdır. Böylece, yazdıklarının kaymağını toplamaya başlarken aslında hayatı boyunca elde ettiklerinin envanterini çıkarmış olur. Böyle bir seçme bir özyaşamöyküsü gibidir; üstelik bu türden bir özyaşamöyküsünde olaylar ne inkâr edilebilir ne hasıraltı edilebilir ne güzelleştirilebilir. (…) Ne yazık ki hiçbir zaman istediğim gibi yaşayamadım. Daima başka meşguliyetlerim çıktı: Seyahatler, aşklar, devrimler, savaşa gitmek, savaştan dönmek… Durmadan yeni hayata başlıyor, sonra oturup bu yeniden başlamaları kaleme alıyordum.” (s.9)



Çokça çeviri yapılmayan – bildiğim kadarıyla – bir dil olan Macarca’dan bu kısa öyküleri okuyup anlamak bir yana, çevirmek de netameli bir iş olsa gerek diye düşünüyorum açıkçası. Bu nedenle bu güzel ve özenli çeviri için Sevgi Can Yağcı Aksel’e de içten teşekkürlerimi iletiyorum; okumayı cefa değil keyif haline getirdiği için.


Sevgimle, şevkimle ve elimden geldiğince ilettim Sevgili Kitap Dostları; bundan gayrısı zevkinize emanettir efendim 🙏🌿Sağlık, esenlik, kitaplar ve sevdikleriniz yoldaşınız olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s