Serseri ve Kopukların Göğe Yükselişi | Elizabeth Smart

Serseri ve Kopukların Göğe Yükselişi | The Assumption of the Rogues & Rascals | Elizabeth Smart ( 1913 – 1986 )

Selâmlar Değerli Kitap Dostları 🙋🏻‍♀️

Merkez İstasyonu’nda Oturup Ağladım biyografik romanının devamı olan Serseri ve Kopukların Göğe Yükselişi romanı ağırlıklı olarak Elizabeth Smart’ın iç monoloğu şeklindeydi.

İlk kitaba göre, başlarda biraz sabrımı zorlamadı desem yalan olur. Yine ilk kitap daha şiirsel ve etkileyici idi.

Sebep?

Duygular şaha kalkınca aşkın dile getirilişi de benzer ihtişamı taşıyor da ondan diyesim var izninizle. Lâkin bir de madalyonun öbür yüzü var.

Yüreğinin götürdüğü yere gidip doludizgin yaşananların, üstelik yasak bir aşk olunca bedeli ağır oluyor. Babasız büyütülen dört çocuk, toplum baskısı, paylaşılan sevgili. Aşkın sonrası hüzün dolu bir hayat mücadelesi, dik duruş, boyun eğmeyip, metelik vermeyiş, görmediğimizi görebilme ve nihayet yazıya dökme kararı; bir bölümün ara başlığının isabetli referansı dile gelsin o zaman;

👉”Yazmaya Çalışmak, Hayatta Kalmaya Çalışmak

Durum bundan ibaret ama ustaca yazılmış yazılanlar.

Londralı eleştirmenler Joyce ve Beckett tınısı var kaleminde demişler. Elizabeth Smart tınıyla kalmayıp – doğru hatırlıyorsam – tam üç kez Beckett’in adını andı bu romanda.

Sanki kendi acısıyla özdeş olmuş gibi diyor ki örneğin:

Beckett acı içindeyken nasıl bu kadar zeki olabilir? Artık biliyorum. Bir kez konuşmaya başlayınca, tabii ya, acı azalıyor – anısı yakınlaşıyor ama rahatlama kahkahayı getiriyor. Trajedi çoktan komediye, yani daha iyi bir türe dönüşmüş oluyor. Bir kusur, bir hata, geç kalmış bir tepki, bir karşı geliş, bastırılmış bir konuşma isteğinin yadsınması sonucu ortaya çıkan bir ruhsal çöküntünün insanda bıraktığı taş gibi ağır etki. Konuşsana, bellek.” ( s.111 )

Sevgili okurlar, feminist okuma yapmayı sevenler için de epey malzeme var bu romanda. Okuyacak olan her okurun farklı bir algısı olacak hiç şüphesiz.

Peki adı niçin “Serseri ve Kopuklar” üstüne bir de “göğe yükseliş” !? Bunun kendimce bir yorumu var ama yazsam, okuyacak olanları yönlendirmiş olurum. Müsadenizle onu da okuyacak olanlara bırakıyorum.

Zaman zaman sabrımı zorlasa da gönlümü ziyadesiyle alan bu okumayı, farklı bir okuma yapmak isteyenlere içtenlikle öneriyorum. Sevgimle ilettim. Sağlık, esenlik ve kitaplar hep sizinle olsun 🙏

Okunma Zamanı: 11 – 14 Eylül 2019

Alıntılar:

Bazı öyküler başkalarının acılarını örten tülleri yırtıp atar. ( s.76 )

Mutlu bir geçmişin huzur veren bir anısı, kullanılmayan bir yolun kenarındaki yaban gülü gibi. ( s.96 )

Bırakalım geçsin zaman. Çam iğneleri ırzına geçilmiş ormanlara bin yıl daha düşsün. Göller bir milyon yıl daha kirletilsin. Kimse yaşamdan muaf değil. ( s.104 )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s