İşte Deniz, Maria | Ferit Edgü

İşte Deniz, Maria | Ecco il mare, Maria! | Ferit Edgü

Cümleten Merhaba Değerli Kitap Dostları,

İşte Deniz, Maria, okuduğum 2. Ferit Edgü öykü kitabıdır. İlki Doğu Öyküleri idi. Onu da kendim bulmamıştım. Jale Sancak hocamın Karakutu’da sahnelenen müzikli öykü sunumunda okuduğu metinleri beğenip, kimin olduğunu sormuş, öylece alıp okumuştum. İşte Deniz, Maria ile devam etmek istedim.

Bu kitap #çantamdakikitabım kapsamında biraz dolandı benimle Kasım başından beri. Sonra araya uzun zaman girip kitaptan kopmamak adına evde devam ettim.

1950 kuşağı öykücülerindenmiş Sayın Edgü. Bu konuda bilgi sahibi olanlar vardır içinizde ancak benim bilgim yüzeysel. Hem konu hem de biçim bakımından farklı olduklarını ve bir de Sait Faik’ in bu kuşağa öncülük edenlerden olduğu aklımda kalmış. Ama araştıracağım tabiki.

Ferit Edgü’nün bu öykü kitabı 3 ana bölümden oluşuyor:

I-Öyküler/ Perisiz Ev ➡️5 uzun öykü

II- Çok Kısa Öyküler/ Şaşılacak Bir Şey➡️25 minimal ( küçürek ) öykü

III- İşte Deniz, Maria ➡️5 tane öykü

1. bölümdeki Perisiz Ev öyküsünü çook sevdiğimi söylemezsem hatırım kalır💓

Elbette etkileyici ama bir o kadar da bunaltıcı bir tarz var öykülerde. Simgesel. Yılan imgesi olan öykü ayrıca düşündürücü idi, çözemedim🤔

Sayın Edgü kitaba önsöz yazmış minimal öykü konusunda. Diyor ki:

Kuşkusuz, bu sözcük henüz ortada yokken, minimalist öykünün en yetkin örnekleri, Kafka’nın ve Çehov’un, daha sonraları da Beckett ve Borges’in kitaplarında yer alıyordu.

İşte tam da bu cümlede bendeniz Kafka’yı görünce, “hııı durum anlaşıldı” dedim. Aynı iç sıkıntısı var çünkü. Kafka ile yeni barıştım kopmak istemiyorum bu arada.

Öyküye dönersem; kimi öykülerinde rüya mı gerçek mi ayırt edemedim, sanırım bu doğal bir şey. Niçin minimal öykü tercihini de, “ayıklamak, arıtmak ” diye açıklamış Sayın Edgü. Aslında fena da olmuyor hani biliyor musunuz ! 4 – 5 satır okuyorsunuz, bittiii. Sonra sokağa bırakılmış kedi yavrusu gibi önce bi bocalıyor sonra şok geçince düşünmeye başlıyorsunuz ne olabileceğini. Bazıları da fena vuruyor yani. İşte o zaman şöyle deriiin bi’ nefes alıp hazmetmeye çalışıyorsunuz. Bakın bir örnek, DOSTLUK isimli minimal öyküden:

Her şey bir yana dostluk bir yana, dedi. Öyleyse, bu karanlık, güç günümde bana dostluğunu göster,dedim. Hiç duraksamadan hançerini çekip sol mememin altına sapladı. Bunu yaparken beni kucaklamayı unutmadı. Bilemezsin bu benim için ne kadar güç. Gözlerimi kapamadan duyduğum son sözleri bunlar oldu.“(sf.68)

Bir de EŞİK var 8 satırlık o da oldukça vurucu idi👍”Elma” öyküsü de keza öyle. Tek tek saymayayım, siz alır okursunuz gari🙈
Neyse efendim kendisinin, heykeltıraş yerine “yontuç“, anımsamak yerine “ansımak” kelimelerini kullanmayı tercih etmesi bir yana ben sevdim Ferit Edgü okumayı. Kitaplığımızda fazla öyküsü yok 3 romanı bir de Tüm Ders Notları adında denemesi var. Okuduğunuz başka Ferit Edgü öykü kitaplarından öneriniz olursa sevinirim.

Öyküsevenlere gönül rahatlığı ile önerilir, muhtemelen benden daha fazlasını okumuşsunuzdur😊

Sağlıkla, huzurla ve hep kitapla kalınız💓📚Sevgimle ilettim!🙏

“Minimal” alıntılar:

📌”Başkalarının değil, kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren.” sf.58

📌”Niçin bilmem, gerçeği öğrenmek, oldum olası benim çok zamanımı almıştır.” sf.76

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s