Siyasette Yalan | Hannah Arendt

Siyasette Yalan | Lying in Politics, Lying and History | Hannah Arendt ( 1906 – 1975)

Cümleten Merhaba 😊

Siyasette Yalan kitabıyla, okumaya çook uzun zamandır ara verdiğim siyasetle ilgili konulara bi gıdım geri dönmüş oldum.

Beni bu kitaba ikna eden sebep, 20.yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri kabul edilen Hannah Arendt adını görmemdir. Kütüphanemizde Kötülüğün Sıradanlığı ve İnsanlık Durumu kitapları duruyorken, 5 makalesini içeren bu kitap ve konusu oldukça cazip geldi doğrusu. Daha kısa yoldan tanımak adına tembel yanıma seslendiğini de itiraf ediyorum😉

Kitabın ilk bölümü Arendt’e ait 5 makale içeriyor. İkinci bölümde ise Arendt’in bu makaleleri ve kitaplarına atıf yaparak ve kendi düşünlerini de ekleyerek Cathy Caruth’un kaleme aldığı 5 makale daha var.

Fotoğrafta görünen alt başlık dikkatinizi çekmiştir belki: “Pentagon Belgeleri Üzerine Düşünceler“.

Neymiş bu belgeler ki Hannah Arendt düşüncelerini yazmış. David Ellsberg’ün 1971 yılında The New York Times’a sızdırdığı Vietnam savaşıyla ilgili belgeler. Tüm analiz bu olay üzerinden yapılsa da, imaj-yaratma süreci ile etkileri ve “modern yalan” , “kandırma” süreçlerinin nasıl işlediği, doğal olarak halk ve olgular üzerindeki etkisini sıkılmadan okuyorsunuz. Çizmediğim yerler azınlıkta sanırım. Bildiğimiz şeyler olabilir ancak geri planda olanlar, doğru sandığımız yalanlar, sebep-sonuç ilişkileri bugünü de anlamak adına özellikle genç yaştakilerin okumasını kesinlikle isterim. Hatta yaşadığımız şu ortamda bu kitabı okumanın tam zamanıdır👍 Okuyun ki yalanın nasıl doğru sosuna bulandığını ve zihnimizin nasıl ikna edildiğini bir kere daha anlayın.
Çizdiğim yerleri dönüp tekrar okumayı düşünüyorum👌❤ @selyayincilik a #RedKitaplığı kapsamında çıkardığı bu kitap için teşekkür ediyorum🙋🏻‍♀️

Huzurlu, barışcıl bir gelecek hayalimle ve sevgimle ilettim Sevgili Okurlar❤📚🌼

🌼 “Gizliliğin ve kandırmanın her zaman önemli bir rol oynadığı siyaset alanında, kendini-kandırma en önemli tehlikedir; çünkü kendini-kandıran kandırıcı, sadece onu izleyenlerle değil, gerçek dünyayla da tüm irtibatını kaybeder, fakat gerçek dünya nihayetinde onu yakalayacaktır, zira zihnen ondan kaçınsa da bedenen kaçınamaz.” sf.49

🌼 “...bir yalancı ne kadar başarılıysa ve ne kadar fazla insanı ikna ederse, sonunda kendi yalanlarına inanma ihtimali de o kadar artar.” sf.47

🌼”Tüm bu yalanlar, yazarları bilse de bilmese de içlerinde bir şiddet unsuru barındırır: organize yalan, her zaman, çürütmeye karar verdiği şeyi yok etme eğilimi gösterir, buna rağmen sadece totaliter hükümetler cinayet işlemenin birinci adımı olarak yalan söylemeyi bilinçli bir şekilde benimsemiştir… Bir başka deyişle, geleneksel yalanla modern yalan arasındaki fark, çoğu zaman saklama ile yok etme arasındaki ayrıma varır.” sf.76

🌻”tarihteki her son, mutlaka yeni bir başlangıç içerir.” sf.89

🌻”her siliniş bir sonraki tarafından hem bertaraf edilir hem de ileriye taşınır.” sf.92

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s