Geyikler, Annem ve Almanya | Nursel Duruel

Geyikler, Annem ve Almanya | Nursel Duruel

Merhaba!

Geyikler, Annem ve Almanya #çantamdakikitabım idi #okudumbitti…
İlk kez okuduğum bir kalem.

“Nereden buldun da okudun?” diye sorarsanız, inanın hatırlamıyorum🙈 Bir kitabı incelerken benzer kitaplar kapsamında karşıma çıkmış olmalı.

1983 Sait Faik Hikâye Armağanı almış. Karmaşık bir dili yok, tam tersi hepimizin yaşadığı günlük ilişkileri kişilerin iç sesleriyle, bazen de diyaloglar yoluyla dış ses olarak aktarmış. Kolay akıyor olmasına rağmen, etkisi kolay geçmiyor; yani okudum geçsin diyemedim. Herkeste bu etkiyi yaratır mı bilemeyeceğim doğrusu ama beni etkileyen ve kendi hayatıma teğet geçen referanslar barındırdığı için etkiledi bazı öyküler.

En dokunan öykü, kitaba da adını veren Geyikler, Annem ve Almanya isimli ilk öykü. Sonrasında aile ilişkileri, hem okuyup hem çalışmak zorunda olan kişi, ikili ilişkiler… İçinden çıkamadığım öykü ise Yineleme isimli, sade bir soru-cevap şeklindeki diyaloglardan oluşan öykü oldu. En basit görüneni en çetini çıktı vesselâm🙈😃Okuyan olursa, aydınlanmaktan mutlu olurum doğrusu…

Öyküseverlere tereddütsüz öneririm…

Sevgimle ilettim😊📚✔Huzurlu ve mutlu bir haftasonu diliyorum…

Alıntılar gelsin o zaman📚

Ben bir su damlası gibiyim annemin yanında. Dereden kopup havaya sıçrayan haşarı bir su damlasıyım. Güçlü, neşeli, yok edilmez bir su damlasıyım. Durmadan akan derenin ve durmadan değişen annemin bir parçasıyım. Onlardan kopan ama onlardan bağımsız bir damla…” sf.17

Bende öyle bir güç olmalı ki en kötü yapılı erkeklerden oluşmuş bir ordunun içine girip dostluğu öğretmeliyim, türkülerdeki sevdaları öğretmeliyim. Beni dinleyip haklı bu küçük kız demeliler; kimse kimseye sövgüyle yanaşmamalı.” sf.30

“Sözcükler… Sözcüklere dolandı, sözcükler resim oldu, sözcükler ses oldu. Sözcükler yaşam oldu dolandı, sözcüklerle sarmalandılar. Sözcüklerle yiğit oldular, sözcüklerle serseri, aşık, bilge, kâmil, devrimci, yürekli, korkak, pısırık…” sf.44

Ne zor, diye düşündü. İnsanın en sevdiklerine, en yakınlarına bile yeterince el uzatamaması ne zor… İzliyorsun, neye gereksinim duyduğunu anlıyorsun, vermek istiyorsun ve sonuçta pek de bir şey verememiş olduğunu görüyorsun.” sf. 94

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s