GECEYE ÖVGÜLER | NOVALIS

Geceye Övgüler | Hymnen An Die Nacht | 

Hymns to the Night |  Novalis 

Merhaba…

Alman şair Georg Friedrich Philipp Freiherr von Hardenberg’in nam-ı diğer NOVALIS’in, “Romantizmin kurucu eserlerinden sayılan uzun şiiri” ni okudum büyük bir keyifle. Keyif dediysem ifade ediliş, dile dökülüş tarzından bahsediyorum elbette. Yoksa NOVALIS’in çektiği ızdıraptan keyif almaktan bahsetmiyorum zinhar.

1772 – 1801 yılları arasında yaşayıp 29 yaşında hayata veda eden NOVALIS’in bu şiiri hem toplumsal hem de kişisel acıların inanılmaz bir duyarlılıkla dile getirilişi… Simgesel ifadeler bulunduğunu bilmeden okunduğunda da sizi hem düşündürüyor hem de duygusal anlamda etkiliyor. 

Kitabın başındaki, çevirmeni Ahmet Cemal’in kaleme aldığı 12 sayfalık giriş bölümünü en az şiir kadar değerli bulduğumu belirtmek isterim. 

Şairin yaşadığı dönem, burjuvazinin ortaya çıkışı, tekdüzeleşme ve değişen değerler nedeniyle yaşanan sıkıntılar içeriyorken kişisel olarak da aşık olduğu nişanlısı ölüyor. Bu iki sıkıntı şairin ruhunda farklı bilinç düzeyi oluşturmuş. Ve ortaya Geceye Övgüler çıkmış. 

Ahmet Cemal bunu, farklı kaynaklardan da bilgiler ekleyerek teknik olarak bize vitamin şeklinde sunmuş. 

Tek söyleyebileceğim şu: Gündüzün telâşından yani bilinçli yaşamdan (realite) , geceye geçtiğimizde (bilinçdışı dünya) algılarımızın da farklılaştığı ve başka bir boyuta geçtiğimiz. Kesinlikle katılıyorum bu tespite. 

Neyse efendim; bu uzun şiir 2 bölüm halinde mevcut. İlki, zamanında Antenäum isimli dergide yayınlandığı “düzyazı şiir” biçimli metin, diğeri “elyazısı metin” ki normal şiir formunda. 

Çok severek okudum , etkilendim. Dediğim gibi şiirdeki referansları bilmeseniz de keyif alarak okursunuz ancak o 12 sayfalık girişle çok daha anlamlı oluyor doğrusu çünkü bilgileniyorsunuz.

Tabiki altını çizerek, not alarak ve cümleleri fosforlayarak okudum, tam 1 günümü aldı. Şiirin kendisini okurken de aynı şeyleri yaptım ve o da 1 gün sürdü. 

Nereden buldum bu kitabı ya da niçin bu kitap?

Normal şartlar altında İş Bankası Kültür Yayınları’na gidip raflara bakınsam, klasik de olsa muhtemelen almayacağım bir kitap, dürüst olarak söylüyorum. Ancak Sayın Ahmet Cemal’in vefatında yayımlanan biyografisini okuduğumda bu şiiri çevirdiğini öğrenince – üstelik 18.yüzyıla ait –  merak ettim. Kendisinin çok titiz olduğu konusunda herkes hemfikirdi. Hatta çeviri sözleşmelerine teslim tarihi koydurmazmış , ne zaman biterse o zaman teslim edermiş. Hal böyle olunca ve şiir çevirmenin ne netameli bir iş olduğunu da hesaba katınca bu eseri okuma referansı ve motivasyonu sağlanmış oldu benim açımdan. 

Kesinlikle değermiş!

Küstahlık olarak algılanmasın lütfen. Hiçbir eseri “aaa bu klasik, okuyayım bari ” diye okumam. Zevk için okuma yaptığımdan, okuduğum eserle duygusal ve ruhsal olarak bütünleşemiyorsam okuyamam, okumam. 

Ezcümle; kendinizi bu eserden ve o güzel girişten mahrum etmeyin diyorum… Elçiye zeval olmazmış; sevgimle, hayranlıkla ve hevesle ilettim…Tadımlık dizelerle baş başa bırakıyorum sizi efendim… Kitapsız gününüz geçmesin…     
yaşam, bir ilkbahar gibi, yüzyılların arasından süzülüp gitmekteydi.”

~~~~~~~~

Özgür bırakıldı sevgi,

Ve ayrılık da yok bundan böyle.

Yaşam, tüm gücüyle,

Dalgalanmakta sonsuz bir deniz gibi.”  

~~~~~~~~~~

Ey kutsal uyku!

Cimri davranma mutlu etmekte

Geceye adanmışları…”

~~~~~~

Övgüler olsun sana, ey sonsuz gece,

Övgüler sana, sonsuz uyku.

Gerçi bizi ısıtan, gün ışığı oldu,

Ve uzun kederlerdi solduran.”

  

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s