Yağmur Akşamları | Selim İleri 

Yağmur Akşamları  | Selim İleri 

Merhabalar! 

Bendeniz ilk kez bir Selim İleri kitabı okuduğumu itiraf ederken, lütfen kınamalarınızı kendi duyacağınız şekilde yaparsanız kalbimi kırmamış olurdunuz 🙈 

3 ana bölüme ayrılmış 8 öyküden oluşuyor kitap. Aslında #çantamdakikitabım kapsamında çantamda idi taki en uzun ve en son öyküye gelene kadar. Zira yollarda okuyarak dikkatimi veremezdim. 

Öncelikle şunu belirteyim; değişik bir tarzı var Sayın İleri’nin; bazı kelimeleri ilk kez gördüm; örneğin dökülüşüyor – coşumlar – tozarmış – esrimiş – hırlım pırtım – bungun – şehrâyindi vb. 

Cümleleri yazarken yarım bırakıyor, önceki cümleye göre , sizden önce zihniniz tamamlıyor. Kelimeler ve cümlelerle oynuyor. Aslında benim ne demek istediğimi, kitaba ismini veren Yağmur Akşamları öyküsünde yazdığı cümleyle anlatayım. Ay pardon, yani Selim İleri kendini anlatsın: 

Vaktiyle, gençliğimde, daha gençken; 28 Ekim 1975; Salâh Birsel, İleri’nin kendine özgü bir anlatımı var diye yazmıştı.” 

Sonra yine demişki Salâh Birsel:

Kendi kendisiyle söyleşili“. 

Yazım tarzını nasıl tanımlayacağım diye düşünürken, imdadıma yetişti bu tanım. 

İlk bölümdeki tek öykü olan Mahpes hariç diğer 7 öykü Selim Bey’in hayatı sanki ; öykülerde bir yazar var onun “kendi kendine söyleşisi” şeklinde aktarılıyor olaylar. Jargon olarak “bilinç akışı” na girer mi bilmiyorum. 

Başlardaki öykülerde bir yazarın yazma tutkusu, yazamama sıkıntıları ve yazdığı yazıyla cebelleşme durumları ağırlıktayken son iki öykü edebiyat dünyasına eleştirilere hatta biraz da serzenişlere odaklı. 

Son öyküde kiminle hesaplaştı çözemedim ya da bağlantıları kaçırdım. Cumhuriyet dönemi değişimleri ve ikilikler, Batılılaşma sancıları bağlamındaydı öykü. 

Bir miktar zorlansam da sevdim ben Sayın İleri’nin kalemini. Bir de romanını tanımam lâzım elbette. 

Tabiki öneriyorum bu öykü kitabını hele de başta en sevdiğim şairlerden biri olan Edip Cansever’den kitabın ruhuna uygun iki alıntı var ki kaymaklı ekmek kadayıfı olmuş 🙈 O kadar lâfını ettim bari birini yazayım şuraya değil mi ama: 

Ve gelsin ve geçsin bütün sözlerim 

Gelsin ve geçsin”  Edip Cansever
Kitaptan tadımlık alıntılarla baş başa bırakayım sizi… Keyifli okumalar, bol kitaplar…

Biliyorum sonrası yağmur akşamı. Sonra birçok yağmur akşamı. Şimdiden sonrası yağmur akşamı. Senin için, benim için.” 

Kaderin insana ödettiği bedel içimi karartır.  Şu yeryüzü oldum bittim merhametsiz.” 

Önemli olan sadece yazıydı, yazmaktı. Ne roman, ne hikâye, deneme, oyun, şiir, anlatı. Bana öyle geliyor ki, dünyada tek bir kitap vardır, hiçbir zaman noktalanmayacak tek bir kitap. Bütün yazılar, bütün yazdıklarımız o kitaba aittir.” 

Seslerimiz, çoktan beri, susanların sesi.” 

Hayata kendi kendime dönmeye çalışarak. İnsanlara iyi şeyler yazmaya çalıştım, iyi sözler. ” 

Okur, bazı yazarlara, bazı eserlere niye aldırışsız kalır, bence çözülememiş.” 

Bizim edebiyatımızın tuhaf bir yazgısı var. İyiyi görmemekte kesenkes diretiyor.” 

Yazı dünyası bazan çok merhametsiz.

#kitap #okudumbitti #okumahalleri #neokudum #okuyun #kitapperest #kitapönerisi #kitapyorumu #edebiyat #öykü #Selimİleri #EverestYayınları #blog #blogger #çiğdemiskent 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s