Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna | Madonna in a Fur Coat | Sabahattin Ali

Merhaba🙋‍♀️

Aslında pek çoğunuzun okuduğu ama benim beklemeye aldığım bir yazardır Sabahattin Ali. Kasıt yok , içsel bir zaman meselesi…Ve bu romanı okuyunca ne kadar doğru karar verdiğimi bir kez daha anlamış oldum.

Bana göre bu roman, elbette aşk dahil, pek çok açıdan yorumlanabilir.

S. Ali gibi bir efsane için öyle derin analizler yapmak haddimi aşar, bir garip okur olarak hislerimi paylaşabilirim ancak.

K.M. Madonna Raif Efendi ile Alman ressam Maria Puder’in aşkını oldukça zarif bir üslupla yazmış. İçinize işliyor. Ama öncesinde Raif Efendi’nin bu aşktan sonraki bezgin aile yaşamı verilmiş. İnsan hakikaten o bıkkınlığı hissediyor. Okuduğumuz aşkın hikayesi ise Raif Efendi’nin kaleme aldığı ve kimselere söylemediği bir defterde yazılı. Hayatının sonlarına doğru o defter Raif Efendi’nin mesai arkadaşı genç memurun eline geçer ve okumak için izin alır. İşte romanın diğer bölümü bu defterde yazılanlar. Sevgisiz bir çocukluk geçirmiş olan ve kendi hayalince bir dünyada yaşayan Raif’in en büyük korkusu ruhundakileri karşısındakinin anlamasıdır ve böylece çekingen yapının temelinde bir gençlik haliyle Berlin’de bulur kendini. Farklı tecrübeler geçirmiş ve kendince kendini – Raif misali –  korumaya almış bir başka ruhtur Maria. ‘sevmek yok ama dost olabiliriz’ niyetinden, yol başka yola vesiledir. Hani diyor ya Selvim Boylum Al Yazmalım’da “sevgi neydi?” “sevgi emekti” diye, Raif öyle sabırla ilmek ilmek dokudu ki o yolu, yol ister istemez aşka çıktı… Lâkin yazarın da dediği gibi “Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ….”.

Bundan sonrası okumamış olanlara kalsın, okunsun ve öğrenilsin diyorum😉

K.M.Madonna, Maria Puder’in ağzından Raif’e hitaben söyletilen, kadın-erkek ilişkisi ve toplumsal rolleri açısından da ele alınmalı kanısındayım. En az konu olan aşk kadar önemli bence. 1940’lı yıllarda kadından yana koyulan net tavır, her ne kadar bunu “yabancı” bir kadın kahramana söyletse de, takdire şayan olup, olması gerekenin mesajını da vermiş Canımız Sabahattin Ali… Elbette ki ben de çoğu okur gibi Ba-yıl-dım Sabahattin Ali’ye… Şiirlerine aşina olan zihnim romanlarına mütereddit yaklaştı ve ancak tanıştık… 📚Devamı Kuyucaklı Yusuf ile gelecek bu okumaların…

Şimdiii; ruhunu sadece Maria için açan, kendini onda bulan, sabırla koruğu helva yapan, Maria-Raif aşkını, sevdiğim bir şarkının dizeleriyle pek bir yakıştırdım doğrusu, buyurun lütfen 😇

“Belki sen de benim kadar yanmışsındır diye / Dayanamam yeni bir acı hatıraya bile bile / Anlamlandırabilmek için hayatı tutundum sana (…) İnadına kalbin çekinmeden düşse de aşka/ sonunda sadece kanayan yer başka / Bir hayat daha olmalı yeniden / Sevmeyi öğrenmeli büyümeden, kirlenmeden / Haykırmalı ne varsa kalan yüreğinde / Cana kilit vuran yasakları dinlemeden…”

Evet, her birimize verilmiş bir ☝️tek hayat var, bu nedenle yeni bir hayat beklemeden, gönlünüzdekilerin gerçekleşmesi dileğimle, ilettim😄🌹📚

💓 Bu romanı okumadım diye, “sizi kınıyorum öğretmenim” diyen sevgili öğrencime de selam olsun diyorum; O kendini biliyor 😃

💓Sabahattın Ali romanlarını okuma sıralamamdaki birinci kitap Kuyucaklı Yusuf, bu roman ise 3. sıradaydı. İlk sıraya almamı rica eden değerli meslektaşım Sevgili Gülnaz Ilgar’a da ayrıca teşekkürü borç biliyorum, erken tanışmama vesile oldu. Var olsun💚💙

Son sözüm şunlar olsun mu😉

🕯💓😇Sevgisine saygı duyanların, saygıya değer beraberliklerine emek verenlerin, her şartta o sevgiyi ilmek ilmek dokuyanların önünde saygıyla eğiliyorum💜

TEK olanlar… Yıllar, yollar uzun; ruh eşinizi bulmanız dileğimle…

😇Sağlıkla, 💜sevgiyle ve 📚bol kitapla kalınız…🙋‍♀️💃

Alıntılar

👇👇👇👇

Bu karanlık ve sıkıntılı manzara ne kadar güzeldi! İçime çektiğim bu ıslak hava ne kadar tazeydi! Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak… Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak… Dünyada bundan daha ferah verici bir şey olabilir miydi?      S.87-88

 

Maria Puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, – ruhumuzla yaşamaya – başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.     S.87 

 

 

 

 

Madonna

Kürk Mantolu Madonna” için 4 yorum

  1. Ben de sadece “İçimizdeki Şeytan” isimli romanını okudum sadece. O da çok güzel. Yorumların bu yazarla ilgili önceliklerimi belirlememde faydalı olacak. Çok teşekkürler Çiğdem’ciğim. Sevgiler

    Liked by 1 kişi

    1. Canım Benancım… Ben teşekkür ediyorum okuduğun ve yorum yazdığın için. Benim de ilk okumam. Eski kelimelerin dipnotla anlamı verilmiş, ancak okumaya engel teşkil etmiyor, bunu yazmayı unuttum yoruma… Fakat dili ve ifadelerine bayıldım. Erken bir kayıp olmuş cidden… Nur içinde yatsın… Benden de sevgiler canım…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s